Welcome to Uydu Max Sat

Join us now to get access to all our features. Once registered and logged in, you will be able to create topics, post replies to existing threads, give reputation to your fellow members, get your own private messenger, and so, so much more. It's also quick and totally free, so what are you waiting for?

Yeni mesajlar Yeni konular En çok tepki En çok görüntülenen En çok mesaj


Ask question

Ask Questions and Get Answers from Our Community

Answer

Answer Questions and Become an Expert on Your Topic

Contact Staff

Our Experts are Ready to Answer your Questions

║🔴[₪⭐️]COĞRAFYA║⭐️🔴║ Afrika Ülkelerinin Sınırları Neden Cetvelle Çizilmiş Gibi Dümdüz?

Mehmetkarahanlı

║Administaratör║🇹🇷║👑⚔️🏆🌟🌟🌟🌟💎💎💎🎀║🇹🇷║
Yetkili üye
║👑║Administratör║👑║
║Moderatör║⭐️║
Katılım
17 Ağustos 2018
Mesajlar
43,955
Reaction score
9,224
Puanlar
113
Konum
║🇹🇷║Bursa║
İnternet sitesi
www.uydumaxsat.com
Dünya haritasını incelerken belki de hepimizin gözüne çarpan en büyük detay, Afrika kıtasındaki devletlere ait sınırların sanki cetvelle çizilmiş gibi düzgün olmasıdır. Peki ya bu durum gerçekten de böyle mi?

Gerek yüzyıllar önce yaşanan savaşlar, gerekse de milyonlarca yıldır devam eden kıta hareketleri neticesinde dünya haritasında sınırlar pek çok kez değişti. Bazen bir imparatorluğun doğuşu ya da çöküşüyle dünya haritası sil baştan çizilirken; yıllardır değişmeyen bir detay, hikâyeyi bilmeyen insanlarda ister istemez merak uyandırıyor.
Gelin şimdi hep beraber Afrika kıtasındaki devletlere ait sınırların neden diğer kıtalardaki devletlere göre daha düzgün olduğuna ve başka kıtalarda da benzer bir olay olup olmadığına göz atalım.

Günümüzde de halen sömürge bölgesi olarak tabir ettiğimiz Afrika’nın hikâyesi, tahmin ettiğimizden çok daha eskilere dayanıyor.​

Afrika

  • Afrika kıtası ve sömürgeci devletlerin hakim oldukları bölgeler
Hepimizin bildiği üzere Afrika kıtasındaki neredeyse her devlet, zengin yer altı kaynaklarından ötürü yıllarca emperyalist devletler tarafından sömürülmüştü. Pek çok kaynağa göre Afrika’daki sömürü faaliyetleri ilk kez MÖ 576 yılında Mısır Firavunu II. Amasis tarafından başlamış ve bu süreci Yunan sömürgeciliği ve Büyük İskender takip etmişti.
Daha ileri seviye olan sömürge aşaması ise 13. yüzyılda, 1215 sularında Portekiz’in Fas kıyılarını işgal etmesiyle başladı ve yıllarca devam edecek olan sömürgenin ilk fitilini ateşledi.

Portekiz’in ardından "ipini koparan emperyalist, Afrika’ya geldi" desek yeridir.​

Afrika

  • Maviler Fransa, kırmızılar Birleşik Krallık ve kahverengi çizgiler diğer sömürgeci devletlerin rotasını ifade ediyor.
Portekiz’in 1215 yılındaki kıyı işgalinin ardından başta Birleşik Krallık ve Fransa olmak üzere; Belçika, İspanya ve İtalya gibi Avrupalı devletler Afrika kıtasındaki insan gücünü ve yer altı zenginliklerini sömürmeye başladı.
19. yüzyılın sonlarına geldiğimizde ise hem toprak büyüklüğü hem de nüfus bakımından dünyanın en büyük ikinci kıtası olan ve dünya üzerindeki toprakların %24,4’üne sahip olan Afrika’da emperyalistler tarafından işgale uğramamış hiçbir bölge (Etiyopya hariç) kalmadı. Oysa ki 1876 yılında işgal oranı kıta genelinde %10 idi. Bu oran sadece 14 yıl sonra 1890 yılında %90’a yükseldi.

Masadaki pasta büyük ve değerli olunca Avrupalı devletler uzlaşma yoluna giderek pastanın dağılmasını önlemek istedi!​

Berlin Konferansı

Afrika, potansiyel ve mevcut iş gücü bir kenara dursun, yer altı zenginliklerin bakımından dünyanın belki de en zengin kıtasıydı ve emperyalist devletler birbirleriyle kavga etmeden alabilecekleri en büyük payı almak istiyordu. İşte bu doğrultuda Belçika Kralı II. Leopold’un daveti üzerine Almanya’nın Berlin şehrinde bir konferans düzenlendi.
Berlin Konferansı neticesinde Afrika kıtası 52 farklı bölgeye ayrıldı. Bölge ayrımları yapılırken dikkat edilen birincil ve en önemli husus yer altı kaynaklarıydı. Bu doğrultuda Afrika kıtasına enlem ve boylam çizgileri de gözetilerek sınırlar çizildi.
Bu 52 bölge (her biri kağıt üzerinde devlet), Birleşik Krallık (20), Fransa (18), Portekiz (5), İspanya (4), İtalya (3) ve Belçika (2) arasında güç ve toprak önemine göre paylaşıldı. Ayrıca yine bu konferans sonucunda payına düşen bölgeyi işgal eden devletin, fiilen orada asker bulundurması zorunlu kılındı. Asker bulundurmaması durumunda ise diğer devletlerin askersiz bölgeyi sahiplenmesine izin verilmiş sayılacaktı.

Halen devam eden Afrika sorunlarının temelinde o gün alınan kararların payı çok yüksek.​

Afrikalı asker

Berlin Konferansı’nda Avrupalı devletlerin kendi çıkarlarına göre cetvellerle sınırlar çizmesinin olumsuz etkileri günümüzde bile halen devam etmektedir. Bu gelişigüzel sınır ayrımları ile aynı kabile 3 farklı devlete ayrılmış ya da birbirine düşman ve tamamen zıt iki kabile aynı devlete verilmiştir.
Cetvelle sınır ayrımının getirdiği bu sorundan ötürü Afrika ülkelerinde devamlı olarak sınır savaşı, iç savaş, siyasi istikrarsızlık ve halk ayaklanması gibi olumsuz durumlar baş göstermektedir. Bu da doğal olarak Afrika’nın günümüzde yaşadığı maddi, temel ihtiyaç, eğitim ve sanayi gibi sorunlara sebep olmaktadır.

Günümüzde Avrupalılar Afrika’dan elini eteğini çekmiş gibi gözükse de Afrika’da mevcut durumun pozitif olduğundan bahsetmek zor.​


d26365fc7c6d3fb907ff72771eec5e22d0d34002.jpeg

Bağımsızlık yılları

Her ne kadar bugün Avrupalı devletler askerlerini Afrika’dan çekip sömürgeye son verdiklerini ifade etseler de hem geçmişte attıkları adımlardan hem de miras bıraktıkları sorunlardan ötürü Afrika’nın genel durumunun iyi olduğundan bahsetmek pek mümkün değil.
Nüfusunun %50’si 19 yaş altı gençlerden ve 54 farklı devletten oluşan Afrika kıtası, geçmişte tamamen sömürülmüş bir kıta olmasaydı belki de sahip olduğu genç nüfus ve yer altı zenginlikleriyle beraber, dünyanın en gelişmiş bölgelerinden biri olabilirdi.

Dünya haritasından sonra biraz da Amerika kıtasına yakından bakarsanız orada da bir Afrika görmeniz mümkün.​

Amerika Birleşik Devletleri

Detayları ve sebepleriyle Afrika devletlerinin sınırlarının neden düzgün olduğunu açıkladıktan sonra tıpkı Afrika gibi bir dönem sömürge dönemi yaşamış ve sınırlar bakımından da kaderi farklı olmayan Amerika Birleşik Devletleri’ne değinmesek olmazdı. Her ne kadar bizler Amerika’daki farklı idari birimleri eyalet olarak ifade etsek de aynı zamanda bu eyaletler için "devlet" ifadesi de doğrudur. Zaten Amerika Birleşik Devletleri’nin ismi de günümüzde içerisinde bulunan 50 eyaletten (devlet) gelmektedir.
Bir zamanlar Birleşik Krallık sömürgesi olan ABD’deki eyaletlerin sınırları da yakından incelediğinizde tıpkı Afrika’daki gibi cetvelle çizilmiş gibi düzgündür çünkü bu sınırlar da masabaşında çizilmiş sınırlardır. ABD’deki eyaletlerin sınırları çizilirken enlem ve boylam çizgileri, çöl, otoyol, su yolları ve nehirler gibi etkenlere dikkat edilerek çizilmiştir.

Eğer her şey Avrupalı devletlerin istediği gibi devam etseydi, bugün ülkemizin sınırları da cetveller tarafından çizilmiş olacaktı.​

Harita

I. Dünya Savaşı devam ederken Avrupalı devletler, kendi aralarında pek çok gizli anlaşma yaparak toprak paylaşımı konusunda ön adım atmıştı. Bu gizli anlaşmalardan biri olan Sykes-Picot Anlaşması da ülkemizin doğu ve güney bölümlerinin sınırlarını tıpkı cetvelle çizilmiş gibi bölüyordu.
Birleşik Krallık ile Fransa arasında imzalanan ve Rusya’nın da onay verdiği bu gizli anlaşma, daha sonra tıpkı diğer gizli anlaşmalar gibi Rusya tarafından ifşa edildi. Sykes - Picot Anlaşması'ndaki sınırların Sevr'e göre daha net sınırlar olduğunu fakat her iki anlaşmada da yer alan haritaların artık paçavra olduklarını rahatlıkla ifade edebiliriz.
Sınırları masa başında cetvelle değil de toprak üzerinde süngü mücadelesi vererek çizilmiş bir devlet olmanın haklı gururunu eğitim ve bilimle birleştirip gelecek nesillere layıkıyla aktarabilmek dileklerimizle...
 

Mehmetkarahanlı

║Administaratör║🇹🇷║👑⚔️🏆🌟🌟🌟🌟💎💎💎🎀║🇹🇷║
Yetkili üye
║👑║Administratör║👑║
║Moderatör║⭐️║
Katılım
17 Ağustos 2018
Mesajlar
43,955
Reaction score
9,224
Puanlar
113
Konum
║🇹🇷║Bursa║
İnternet sitesi
www.uydumaxsat.com

Afrika’ya masabaşında çizilen sınırlar​

0
- AHMET KAVAS - 7 EYLÜL 2020AFRICA,AFRİKA,AFRİKA SINIRLARI
Modern devletlerin üzerinde en hassas şekilde durdukları konulardan birisi sınırlarına en ufak müdahaleyi savaş sebebi saymalarıdır. Haliyle her metrekaresi mutlaka geçmişe ait nice olayların ardından belirlenmişti. Acaba bu durum bugün Birleşmiş Milletlere üye 193 ülke için de geçerli midir? Gerçekten her birinin mevcut toprakları tarihin derinliklerinden gelen miraslarına dayanarak mı şekillendi?
Kıtalar içinde özellikle Afrika ülkelerinin sınırlarının oluşumları gerçekten ibretlik bir durumdur. Neredeyse tamamına yakını kendi iradeleri dışında çizilmekle kalmamış ve 1885 yılından günümüze kadar buna uyulması için her türlü baskı denenmektedir. Her ne kadar 10 ülkede farklı nedenlerden ayrılarak yeni devlet kurma talepleri çoğu zaman silahlı eylemlerle de desteklense de dokuz ülke arasında sınır savaşları yaşansa da ve ayrıca altı ülke ise kendileri bu kavgaları uluslararası adalet mahkemesine taşısa da henüz geçerli çözümler bulunmuş değil. Yine 16 ülke denize kıyısı bulunmadığı için Avrupalılarca kıta içinde tabii coğrafi şartlar gözetilmeden ve gerçekten dağların, ovaların, ırmakların var olup olmadığını henüz görmeden çizmelerinin belasını hala çekmektedirler. 1990’lı yıllarda ise Eritre’nin ve Güney Sudan’ın bağımsız olmasıyla Birleşmiş Milletlerin tanıdıkları yeni sınırlar çizildi. Ayrıca otonomi dahi alamayan ve uluslararası tanınmaları gerçekleşmeyen, ama bu konuda ısrarcı davranan Batı Sahra, Somali sınırları içinde Somaliland ve Puntland’da ise kendi iradeleri ile kabul görmeyen bölünme talepleri söz konusudur. 1963 yılından bu tarafa yeryüzünde çıkan savaşlar içinde Afrikalıların %60’dan fazlası mutlaka bir savaş yaşadı ve bunların yarıdan fazlası sınırlarla ilgili sebeplere dayanıyordu. Geçmişte sadece siyasi ve ekonomik kaygılarına göre güçle çizilen sınırları aşmak için 2019 yılında Ruanda devletbaşkanı Paul Kagame’nin girişimleri ile kurulan kıta içi serbest ticaret antlaşması şimdiye kadar birçok ülke tarafından imzalandı ve bunun uygulanması muhtemelen bazı kangrene dönüşen sıkıntıları halledecektir.
afrika1856-andriveau.jpg

Ortaçağ’ın 15. yüzyılın ortalarında tamamlanmasının ardından tüm Güney Avrupa’yı Akdeniz’den, dahası İspanya ve Portekiz ile Sicilya adasında, hatta kısmen Fransa’da hükümran olan Endülüs’teki Müslüman idareler birer birer güçlerini kaybederken Hıristiyanlar tarihlerinde hiç rastlamadıkları servetlere ve ülkelere sahip olmaya başladılar. Ancak karşılarına 16. yüzyılda Osmanlılar çıkınca dengeleri bir kez daha bozuldu ve Amerika ve Asya gibi kendileri için yeni kabul ettikleri dünyalara açılmak zorunda kaldılar. Tüm Akdeniz havzasını ele geçiren İspanyollar ile Batı Afrika’dan güneye inip peşinden Kızıldeniz’de Cidde önlerine kadar yaklaşık 20 yılda sokulan Portekizliler devasa kıtayı ele geçirme hayallerini büyük oranda kaybettiler. Takip eden asırlarda genelde İstanbul’un nüfuzunun ulaşamadığı Afrika sahillerinde ticari tezgahlar kurup genelde köle ticareti ile iştigal ettiler. Bu iki devlete önce İngilizler, Fransızlar ve Hollandalılar, ardından İtalyanlar, Belçikalılar da eklendiler.
Afrikadank%C3%B6leticareti.jpg

Osmanlı Devleti’nin bir taraftan Doğu Avrupa ve Karadeniz’in kuzeyinde diğer taraftan ise Afrika’daki eyaletlerindeki idareleri daha çok kendi insanlarından yerelleşen yöneticilerin insafına terk etmesiyle İstanbul ile bağları çok gevşedi. Bunu fırsat bilen Fransızlar önce 1798’de Mısır’a bir hamle yaptılar ve Filistin topraklarına kadar ilerleyerek bir yüzyılda tamamlanacak büyük çöküşün ilk adımlarından birisini attılar. Bunu 1830’da başlayan ve 90 yılda ancak tamamlanan Cezayir’in işgali izledi. 1881’de Tunus’un yine bu ülke tarafından himaye bahanesiyle, Mısır’ın ise “birlikte idare” dedikleri “kondominyum” uydurma girişimleri ile, hatta buraya bağlı Sudan’ı da ilave ederek işgalleri her türlü kabullenemeden uzaktı. Almanlar önce 1884 yılı Nisan ayında Güney Batı Afrika’da Namibya’yı işgal ile sömürgciliğe giriştiler. Otto von Bismarck aslında kimsenin kendisini sömürgeciliğin yararlı olduğuna inandıramayacağını, ama kendisinin de Afrika’da sömürgeler kurmanın zararlı olacağına kimseyi ikna edemeyeceği sözü sadece boş bir laf kalabalığından ibaretti. Çünkü ciddi anlamda Fransa ve İngiltere ile kıyasıya rekabete girip büyük alanları kapışmak için can atmaktaydı ve bunu da yaptı. Batı Afrika’da Togo ve Kamerun ile devam ettiler ve Berlin Konferansı’ndan bir gün sonra da Doğu Afrika’da Zengibar Sultanlığı idaresindeki Tanzanya, Ruanda ve Burundi’ye kadar geniş coğrafyaları sahiplendi. İtalyanlar da Libya ve Habeşistan heveslerinin ilk hamlesini 1884’te Eritre’ye asker yığarak tattılar. Belçikalılar da aynı şekilde Demokratik Kongo Cumhuriyeti topraklarını 1884’te henüz nerede olduğunu dahi görmeden sahiplendiler. Hatta buraya adeta çullanan II. Leopold ülkesinin bir parçası saydığı burayı sahiplendikten sonra da görmek istemedi.
Afrikada-s%C4%B1n%C4%B1rlar.jpg

19. yüzyılın son çeyreğinde her bir köşesi kapanın elinde kalan Afrika coğrafyası yüzünden birbirleri ile kıyasıya büyük sözlü hak iddialarının önüne geçmelerinin gerektiğini anladılar. Bu sözlü taleplerin önünü almak ve fiiliyata dökmek Berlin’de Afrika haritasını önlerine koyup kendi aralarında koskoca kıtayı dilim dilim parçalamaktan başka çözüm aramadılar. Bu toplantıya Osmanlı Devleti’ni temsilen de katılmış olmasının sebebi Trablusgarp vilayeti ile büyük bir bölgeyi, hatta Kongo havzasına kadar uzanan coğrafyada da hiçbir Avrupalı teşebbüsün varlığını kabul etmeyeceğinin bizzat bunlar tarafından bilinmesiydi. Ayrıca Tunus’un, Mısır’ın ve Somali kıyılarına kadar Afrika sahillerinin herhangi bir Avrupalı güç tarafından oldu bittilerle işgallerini de kabul etmemekteydi. Bugün kıtanın parçalanma süreçleri ile ilgili konuları özellikle batıda kemikleştirdikleri iddialarını temel kabul eden bilgilerle yorumlayanlara göre Osmanlı Devleti ile Amerika Birleşik Devletleri’nin ise adeta “masada bulunsunlar yeter” anlamındaki Otto von Bismarck’ın talebiyle davetleri gerçeği yansıtmamaktadır. ABD’nin kıtada henüz bir iddiasının bulunmaması anlaşılır, ama dört asır burada her türlü sömürgeciliği engelleyen Osmanlıların Berlin’deki temsilleri sadece “bir görüntü vermek” ya da onlar tarafından “katılımları sağlandı” demek için değildi. Hala iştahlarını kabartan sömürgeci emelleri karşısındaki en büyük engelin İstanbul tarafından çıkarılması ihtimalini yabana atmıyorlardı. Nitekim birçok genç asker ve sivil Osmanlı devlet memuru tarihte benzerine rastlanmayan bir istekle Çad Gölü havzasıyla yakından ilgilenmeye ve bu coğrafyaya kadar Büyük Sahra çöllerinde yerel halkla irtibata geçip hazırlıklara başladılar. Merhum Prof. Dr. Abdurrahman Çaycı’nın Büyük Sahra’da Türk-Fransız Rekabeti isimli eseri de bu gerçeği tüm ayrıntıları ile ortaya koymaktadır.
Au-XIXe-si%C3%A8cle-l%E2%80%99Afrique-devient-le-principal-enjeu-de-la-rivalit%C3%A9-coloniale-franco-britannique..jpg

Afrika’nın modern tarihinde tamiri mümkün olamayan felaket 26 Şubat 1885’te Berlin’de 13 devletin katıldığı toplantıda içlerinden yedi sömürgecinin kendi aralarında imzaladıkları anlaşmayla başladı. Bugün birçok ülke hala kendi iradeleri dışında çizilip ardından işgal edilerek paylaştırılan sınırların açtığı yaraları iyileştiremiyor. Kamerun ile Nijerya arasındaki sınır bunun en ciddi acılarını yerel halka tattırmasıyla bilinmektedir. Kıtada belirlenen bu yapay sınırlar konusu bağımsız devletlerin kurulmasına müsaade edince ilk devletbaşkanları 1960’lı yıllarda 80 yıl kadar önce çizilen bu hatları gözden geçirmek istediklerinde aralarında çıkacak yeni kavgalardan ürküp bundan vazgeçtiler. Mesele sadece toprakların el değiştirmesi ile sınırlı kalmayacaktı. Zira Avrupalıların Pöl, Arapların Fülani ve kendi dillerinde ise Pular olarak tanınan halk Orta ve Batı Afrika bölgesinde 27 ülkenin çoğunda nüfus olarak azınlıkta iseler de siyasi, askeri ve ekonomik nüfuz bakımından çok etkililer. Halen birçok ülkede devletbaşkanları bu soya mensup kimselerden seçildi. Haliyle çoğu göçeri topluluk olarak yaşayan bunları bir ülke sınırı içine almak mümkün olabilir miydi?
Philippe Rekacewicz 2012 yılında Güney Sudan’ın da Hartum merkezli Sudan’dan ayrılmasıyla Afrika’daki sınırların kimler tarafından çizildiğini gösteren bir harita hazırlamıştı. Burada ifade edildiği üzere Afrika’da bugün 83.500 km. uzunluğunda kara sınırı, 30 bin km. de kıtayı çevreleyen sahilleri bulunmaktadır. Bunların büyük bir kısmı Berlin Konferansı’nın hemen bitiminden itibaren 1885-1909 yılları arasında belirlenmişti. Çoğunun bugünkü şeklini almaları ise 30 yıl kadar sürdü ve mevcut 54 bağımsız ülke arasında şimdi 110 devlet sınırı bulunmaktadır. Bunların içinde toplam sınırların %32’sini Fransızlar belirleyip çizdiler. 25.865 km. uzunluğunda ve çoğu da cetvelde çizilen bugünkü ülkelerin birini diğerinden ayıran hatlar kendi rızaları ile değil Paris’te belirlendi. Hatta Fransa’da devlet adamları bu konuyu ne kadar hafife alarak yaptıklarını dağlarını, ovalarını ve ırmaklarını henüz görmeden çizmelerini övünerek anlatıyorlardı. İngilizlerin aslında daha fazla çizmiş olabilecekleri intibaının aksine bunların Londra’da karar verip sömürgelerine dayattıkları sınırların toplam uzunluğu ise %26,8’lik oranla 21.595 km.dir. Sadece ikisi neredeyse kıtada %60 oranını bulan 47.460 km.yi birlikte belirlemiş oldular. Geriye kalanları ise Almanlar (%8,7), Belçikalılar (%7,6), Portekizliler (%6,9), İtalyanlar (%1,7) ve İspanyollar (%1,5) tayin ettiler. Eğer bu yedi Avrupalı devlet bunları yerinde tespit yaparak, gerektiğinde savaşarak çizselerdi bir anlamda kabul edilebilirlerdi. Avrupa’da bu konuda fikir üretip yazıya dökenler Osmanlı Devleti’nin de (%4) sınır belirlediğini ifade etseler de bu gerçekleri hiçbir şekilde yansıtmamaktadır. Çünkü 1885 yılı ve sonrasında İstanbul sınır belirleyen değil neredeyse daha önce sahip olduklarını yerel halkın beklentileri yanında kendi iradesi dışında kaybetmekteydi. Zira Avrupa sömürgeciliği öncesinde beş eyaleti ve bunların nüfuzlarını kabullenen arka ülke/hinterland konumundakilerin yüzölçümü kıtanın 30 milyon 310 bin km2’sinin 14 milyon km2’sine denk gelmekteydi.
AfrikadaBa%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1kY%C4%B1llar%C4%B1.jpg

Afrika’yı sömürme hırsını kapılanlar kıtayı kuzeyinden güneyine ikiye ayırdılar ve doğu kısmındaki ülkelerin sınırlarını Cibuti ve Somali hariç İngilizler çizdiler. Burada sadece 1990 sonrası yeni kurulan ülkelerden Eritre ve Güney Sudan’ınkiler hariçtir. Yine Batı Afrika bölgesinde Sierra Leone’nin tamamını Gana batı ve kuzeyi ile Nijerya’nın kuzeyi Paris-Londra ikilisi tarafından ortaklaşa belirlenirken, ikinci ve üçüncü ülkelerin batısını belirleyen hattı İngiltere tek başına belirledi.
İngilizlerin Mısır-Sudan-Libya ve Çad sınırlarını belirlerken cetvelle çizilmiş görünümü varken Fransa’nın Çad, Nijer, Cezayir, Fas, Mali ve Moritanya’yı birbirinden ayıran hudutlar tamamen masa başında keyfi olarak yapıldığı gayet açıktır. Fakat Fransa’nın Batı Afrika’daki diğer sömürgelerinde, İngiltere’nin de Doğu ve Güney Afrika bölgelerindeki sömürgelerinde girift şekilde sınırları belirlemek durumunda kaldıkları anlaşılıyor. Bunda büyük arazi sahibi konumuna gelen sömürgeci ülkelerin büyük şirketlerine tahsis edilen arazilerin kapladığı alanlar belirleyici oldu denmektedir. Sayı bakımında az ama yüzölçümleri olarak büyük arazileri işgal edip sömürgeleştiren Almanlar, Portekizliler, İtalyanlar ile tek bir ülkeyi sahiplenen Belçika ise bugün kıtanın en geniş ikinci genişlikte topraklarını çevreleyen Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin sınırlarını diğer komşu oldukları Avrupa ülkeleriyle çizdiler. İspanyollar Afrika’yı sömürgeleştirme de Portekizliler ile daha 16. yüzyılda girişimlerini artırdıysa da günümüzde müstakil devlet olarak Ekvator Ginesi sınırları ile 1975’te ayrıldığı Batı Sahra’nınkileri Fransa ile beraber kararlaştırmış olmalı. Çünkü her ikisinin etrafı Fransız sömürgeleri ile çevrili idi. Bir de şu anda Afrika kıtasının kara kısmında hala toprağı olan tek ülke yine İspanya olup Fas’ın Septe (Ceuta) ve Melile (Melilla) kasabalarını 1500’lü yılların başından itibaren halkının çoğu Faslı olmasına rağmen devretmeyi kabul etmemektedir. Afrika’yı çevreleyen adalardan da kıtanın uzantısı kabul edilen Kanarya Adaları İspanya, Açor Adaları Portekiz, Mayot ve Reunion Fransa, Saint Helena İngiltere tarafından deniz aşırı toprakları olarak ellerinde tutulmaya devam etmektedir. Bunlar yanında stratejik konumlarına rağmen çoğunda yaşamaya uygun hayat şartları bulunmayan Madagaskar’ın etrafındakiler gibi birçok ada da hala eski sömürgeci güçler tarafından yakınlarındaki bağımsız devletlere iade edilmemektedir.
 

Sami Ertaga

║Forum AS_VİP║
║Forum_AS_VİP║⭐️║
Katılım
9 Şubat 2019
Mesajlar
151
Reaction score
214
Puanlar
43
Bu düz sınırların nedeni merak ettiğimiz bir konuydu.
Açığa kavuşmuş oldu.
 

Forum istatistikleri

Konular
23,626
Mesajlar
320,886
Üyeler
22,215
Son üye
parabolico

Çevrimiçi yöneticiler

  • egemen
    ║Yönetici_Admin║🇹🇷║👑🏆🌟🌟🌟🌟🌟🌟🌟🎀🇹🇷║

Çevrimiçi üyeler

Çevrimiçi istatistikler

Çevrimiçi üyeler
6
Çevrimiçi ziyaretçiler
92
Toplam ziyaretçiler
98

Son mesajlar

🔰 Gün içi aktif kullanıcılar [*.24Saat] 🔰

  1. 8 Şubat 2023, 3:23 AM

    Cahit/İZMİR***

  2. 8 Şubat 2023, 3:10 AM

    Shopsocks5.com

  3. 8 Şubat 2023, 3:18 AM

    fati

  4. 8 Şubat 2023, 3:06 AM

    Janas

  5. 8 Şubat 2023, 2:58 AM

    Daino

  6. 8 Şubat 2023, 2:56 AM

    hans-peter-walter

  7. 8 Şubat 2023, 2:51 AM

    ozandeniz

  8. 8 Şubat 2023, 2:37 AM

    parabolico

  9. 8 Şubat 2023, 2:30 AM

    mikmc

  10. 8 Şubat 2023, 2:23 AM

    Diabolo007

  11. 8 Şubat 2023, 2:13 AM

    mrtb

  12. 8 Şubat 2023, 2:08 AM

    CanPolaT_35

  13. 8 Şubat 2023, 3:49 AM

    memmıs

  14. 8 Şubat 2023, 2:08 AM

    fenos

  15. 8 Şubat 2023, 2:08 AM

    Bay_PuRo

  16. 8 Şubat 2023, 4:02 AM

    egemen

  17. 8 Şubat 2023, 1:48 AM

    baromatiz

  18. 8 Şubat 2023, 1:43 AM

    saltocu022

  19. 8 Şubat 2023, 1:43 AM

    naziftv1

  20. 8 Şubat 2023, 1:29 AM

    joffrey2020

  21. 8 Şubat 2023, 1:27 AM

    aminov41k

  22. 8 Şubat 2023, 3:17 AM

    bryant08

  23. 8 Şubat 2023, 1:24 AM

    Maitikaonyx

  24. 8 Şubat 2023, 1:21 AM

    The-rock

  25. 8 Şubat 2023, 1:19 AM

    temel reis

  26. 8 Şubat 2023, 1:15 AM

    dulcinea

  27. 8 Şubat 2023, 1:14 AM

    hocam34

  28. 8 Şubat 2023, 1:13 AM

    cakan

  29. 8 Şubat 2023, 1:11 AM

    chanweinai

  30. 8 Şubat 2023, 1:11 AM

    stalker

  31. 8 Şubat 2023, 1:08 AM

    MaDo2110

  32. 8 Şubat 2023, 1:05 AM

    barid77

  33. 8 Şubat 2023, 1:04 AM

    yaser2022

  34. 8 Şubat 2023, 12:59 AM

    Syndic

  35. 8 Şubat 2023, 12:53 AM

    atinay

  36. 8 Şubat 2023, 12:39 AM

    babaelec

  37. 8 Şubat 2023, 12:37 AM

    tatar26

  38. 8 Şubat 2023, 12:31 AM

    baro88

  39. 8 Şubat 2023, 12:27 AM

    elnino

  40. 8 Şubat 2023, 12:21 AM

    mythotem

  41. 8 Şubat 2023, 12:21 AM

    jimmyu

  42. 8 Şubat 2023, 12:19 AM

    jvtecnico

  43. 8 Şubat 2023, 12:15 AM

    kokkofafa

  44. 8 Şubat 2023, 12:11 AM

    gigablue55

  45. 8 Şubat 2023, 12:10 AM

    puruzsuz19

  46. 8 Şubat 2023, 12:07 AM

    Wellington Silva

  47. 8 Şubat 2023, 12:03 AM

    mhjop

  48. 7 Şubat 2023, 11:59 PM

    mercury61

  49. 7 Şubat 2023, 11:52 PM

    Delioglan

  50. 7 Şubat 2023, 11:43 PM

    erol16

  51. 7 Şubat 2023, 11:40 PM

    soory

  52. 7 Şubat 2023, 11:39 PM

    SprTrk

  53. 7 Şubat 2023, 11:33 PM

    win32

  54. 7 Şubat 2023, 11:32 PM

    qbase

  55. 7 Şubat 2023, 11:31 PM

    Samuel

  56. 7 Şubat 2023, 11:27 PM

    Mohamad6525

  57. 7 Şubat 2023, 11:25 PM

    hondeczka

  58. 7 Şubat 2023, 11:20 PM

    AslaN.V

  59. 7 Şubat 2023, 11:16 PM

    kiklop

  60. 7 Şubat 2023, 11:14 PM

    pf2507

Web Site Builder www.724web.com

Top